13 Ekim 2015 Salı

Yorgunluk Nasıl Geçer ?

Yorgunluk Nasıl Geçer ?


Merhaba sevgili Dinamit Kenti okuyucuları. Bugün ki yazımızda sizlere "Yorgunluk Nasıl Geçer ? " adlı konumuzdan bahsediceğiz.

Öncelikle şunu belirtelim ;

SON YILLARDA ÜLKEMİZDE YAPILAN ANALİZLERDEN 100 KİŞİDEN 55'İ "ÇOK YORGUNUM DİYOR" PEKİ YORGUNLUKTAN NASIL KURTULURUZ ?
İŞTE MAKALEMİZDE !

Biz sizler için yorgunluğunuzu azaltmanın yollarını derledik size'de okumak kalıyor !

Kahvaltı her gün kesinlikle yapılmalıdır, güne kahvaltısız başlamak aşırı yorgunluğa neden olmaktadır, insan vücudu uyurken bile enerji tüketir, kaybedilen enerji kahvaltı ile kazanılmalıdır.Sabah sporları, uyandığınızda kan dolaşımının biraz hızlanması, beyne kan gitmesi sersemliği üstünüzden atmanızda yardımcı olacaktır.Bol su tüketin, günlük yaşantınızda suyun çok büyük önemi bulunmaktadır, su enerji sağlayarak kendinizi daha dinç hissetmenizi sağlayacaktır. Her gün 2 litre olmasa bile 1-1.5 litre su tüketilmelidir, bu nedenle su şişeniz sürekli yanınızda bulunsun. 2-3 saatte bir yemek yiyin.Bal, pekmez ya da badem, fıstık gibi kuruyemişler gün içinde gayet enerjik hissettiriyor. Bunlar, hayatınızda sizleri daha enerjik hissettirecek faktörlerdir, yorgun bir beden enerjik olamaz bu yüzden kendinizi dinlendirmeye çalışın.Beslenme şekli yorgunluk sebebi olabilir. Et ve kuru baklagilden fakir bir beslenme demir ve vitamin B12 eksikliği nedeni ile kansızlığa dolayısıyla yorgunluğa neden olabilir. Yoğun yağlı ve karbonhidratlı beslenme şekli hipoglisemiye, diyabete eğilim yaratacağından ve kilo fazlası oluşturacağından yorgunluk yaratabilir. Meyve ve sebzeden fakir beslenme folik asit, c vitamini, potasyum gibi pek çok mineral, vitamin eksiğine neden olabilir.
- Dengeli beslenmeli, fazla kilolarından kurtulmalı
- Yaşamlarını tekdüzelikten çıkaracak uğraşlar edinmeli
- Her sabah 10 - 15 dakika kas gevşetici egzersizler yapmalı
- Uyku ritmine dikkat etmeli, günlük tempolarını düşürmeli
- Tatil fırsatlarını değerlendirmeli
- İş yerinde iş yükünü paylaşmaya yönelik çalışmalar yapmalı
- Organik nedenler olabileceği ihtimaline yönelik hekim desteği alınmalıdır.
Eğer yukarıdakileri yaptıktan sonra bile yorgunluğunuz hiç azalmadıysa günlük temponuzu azaltmanız sizin yararınıza.

Bir makalemizin'de sonuna geldik; bir sonraki makalede görüşmek üzere.


Dikiş İzi Nasıl Geçer ?

Dikiş İzi Nasıl Geçer ?


Merhaba sevgili Dinamit Kenti okuyucuları. Bu yazımızda sizlere "Dikiş İzi Nasıl Geçer?" adlı konumuzdan bahsediceğiz.

Dikiş İzi ;

Çeşitli cerrahi operasyonların ve tıbbi müdalelerin ardından vücudumuzda bıraktığı bir hatadır dikiş izleri.

Peki bunun çaresi var mı ?

İşte bu sorunun cevabı makalemizde.


Dikiş izi nasıl geçer ?

Dikiş izleri genel olarak estetik ameliyat yapılarak tedavi edilebilmektedir.Çok derin ve ağır olmayan yaralarda ise cilt soyma işlemleri yapılarak cildin yenilenmesi sağlanır ve ciltte oluşan görüntü bozukluğu giderilir.
Bitkisel çözümler, yağlar, kremler, merhemler doktor tavsiyesi olmadan dikiş bölgesine sürülmemelidir. Sakıncalı ve ters etkileri olabilir.
Doktor önerisi dahilinde yara iyileşmesi için bazı kremler, merhemler kullanılabilir. Bitkisel çözümler, otlar, bitkisel tedaviler dikiş izi konusunda fayda sağlamaz.
Skar cilt yaralanmasından sonra veya ameliyatlarda cildin kesilmesinden sonra oluşan fibröz dokudur. Cildin iyileşmesi neticesinde oluşan fizyolojik bir oluşumdur.
Bazen çok az belli olacak kadar olmasına rağmen bazen çok belirgin görülebilecek hatta kabarıklık oluşturabilecek kadar belirgin yara iyileşmeleri olabilir. Skar Türkçe'de yara izi olarak adlandırılır ancak yaraların çoğuna dikiş atıldığı için yaygın olarak dikiş izi terimi de kullanılmaktadır, ancak dikiş olsun veya olmasın her yara iyileşmesinde
mutlaka az veya çok iz meydana gelir. Yara izi (dikiş izi) oluşmasında rol alan bazı etkenler vardır. Bunlar içerisinde en önemli faktör genetik faktördür. Çünkü aynı cerrah tarafından
aynı büyüklükte, aynı aletlerle, tıpatıp aynı şekilde yapılan kesilerin sonucunda farklı kişilerde çok farklı yara izleri oluşabilmektedir.
Skar dokusu aslında sadece cilt değil vücuttaki farklı dokularda da oluşan yara sonrası iyileşme sürecinde oluşan bir biyolojik süreçtir. Skar oluşum sürecinde eğer kollojen dokusu çok fazla
sentezlenirse ciltten bariz kabarık ve kırmızı renkte oluşan skara "hipertrofik skar" denir. Bunların daha belirgin ve tümöral kitle şeklinde oluşanlarına "keloid" denir, genellikle siyah cilt
rengine sahip kişilerde meydana gelir. Ameliyat sonrası bu kadar çok belirgin yara izi oluşmuşsa bu durumda estetik cerrahi müdahale ile düzeltme yapılabilmektedir.


Bir makalemizin'de sonuna geldik. Bir daha ki makalemizde görüşmek üzere.

Logitech Gaming Mause G303 Çıktı !

Logitech Gaming Mouse G303

  Oyun canavarları için yeni seri Logitech Mouse  Logitech G serisi duyuruldu.
Uzun adıyla  Logitech® G303 Daedalus Apex Performance Edition ile anılan farenin oldukça hafif ve çok yönlü tutuş özelliği sayesinde rahat bir kullanım sağlayacak. En gelişmiş optik sensör özelliğine sahip olan Logitech Gaming Mouse G303 hergün 10 saat çalışma zamanı prensip alınarak 20 milyon kere tıklanarak test edildi.
Programlanabilir RGB aydınlatma sayesinde 16.8 milyon renk seçeneğine sahip ve mouse padinizi renklendirir. Nefes alıp verme şeklinde yanan sönen ışıklandırmayla da oldukça ilginç bir atmosfer yakalayabilirsiniz.
Logitech-Gaming-Mouse-G303
Saniyede 300 inch tarama, 200’den 12.000’e çıkabilen DPI seçeneği ve hassas geçişleriyle Logitech Gaming Mouse Amerika ve Avrupada satışa sunuldu. Ülkemizde de taliplerini arayan modelin tavsiye edilen satış fiyatı ise 85$+ KDV şeklinde.
Logitech-Gaming-Mouse-G303-b



/-\
|
|
|
Video 

12 Ekim 2015 Pazartesi

En İlginç 5 Psikolojik Hastalık

Psikolojik problemler en az fiziksel hastalıklar kadar önemli. Ruh sağlığının iyi olmaması bedensel problemlere de yol açıyor.  Sizin için psikolojide ender rastlanılan ama ilginç olan 5 psikolojik hastalığı derledik.


Capgras Sendromu:



Bu sendrom Fransız psikiyatr Capgras tarafından 1923 yılında “illusion des sosies” adı verilerek tanımlanmış bir sendromdur. Başlıca özelliği, kişinin çevresindekilerin gerçek olmadığına, başkalarının onların yerine geçtiğine ilişkin sanrısal bir inanışın olmasıdır. Bu sendrom kadınlarda biraz daha fazla görülür.

Othello Sendromu (Patolojik Kıskançlık):




Adını ünlü yazar William Shakespeare’in “Othello” adlı eserinden alan bu rahatsızlık, kişinin sevdiği birini hastalık derecesinde kıskanması durumu olarak ifade edilmektedir.  Othello Sendromu yaşayan kişi, hep eşinin kendisini aldattığını,sadık olmadığını düşünür.Bu  kişiler karşısındakilere zarar verebilir.
Bu aldatılma tehdidine karşı önlemler almaya çalışır. Eşini takip eder, evden dışarı çıkmasını, camdan bakmasını istemez, perdelere ve çarşaflara işaret koyar, giydiklerine ve arkadaşlarına karışır.

Cotard Sendromu (Yürüyen Ceset Sendromu):



Bu sendromu yaşayan insanlar öldüklerini, etlerinin çürüdüğünü, bazen de yaşamsal organlarının ya da kanının olmadığını düşünüyor. Ender rastlanan bu sendromda nihilistik hezeyanlar, kendisine ve dış dünyaya yabancılaşma, ölümsüzlük düşünceleri, hallüsinasyonlar, intihar düşünceleri ve negativizm görülür. Kadınlarda daha sık rastlanır.

Fregoli Sendromu (Binbir Surat Sendromu):




Fregoli sendromunda hasta, etrafındaki birçok insanın aslında aynı insan olduğunu; ama farklı kılıklarda kendisini izlediğini düşünür. Buna göre, “kılık ustaları”, hastanın çevresinde dolaşır ve hastayı takip eder. Fregoli sendromunda hasta, bundan büyük rahatsızlık duyar. Rahat hareket dahi edemez. Sürekli takip edildiği hissine kapılır.

Erotomani:


Erotomani yaşayan kişi bir başkasının kendisini delice sevdiğine inanma sanrısıdır. Çoğunlukla kadınlarda görülen bu sanrıda kişi ilk olarak karşı tarafın aşkını ortaya koyduğunu inanır ve bu düşüncesi için kanıtlar bulur (anlamlı bakışlar, gazeteden gelen mesajlar, yoldan geçenlerin yüz ifadeleri gibi)



Detaylı bilgi: https://youtu.be/npRRjfuJ-qs

Kaynak:Onedio




















11 Ekim 2015 Pazar

Windows 10 Arkaplan Resminin Tasarım Olmadığını Ve Fotoğraf Olduğunu Biliyormuydunuz?


Sevgili Dinamit Kenti Okuyucuları
Bugün Sizlere Bilmediğiniz Bir Bilgiyi Anlatacağım
Son Günlerde Herkesin Bilgisayarını Yükselttiği Ve Moda Olan Windows 10,
İlk Açılış Arkaplanının Tasarım Olmadığını Biliyormuydunuz.
Windows 10 Açılış Arka Planı Fotoğraftır.
İşte O Ünlü Fotoğraf
Ve Windows 10'dan Bir Kare.
Windows 10 Kahraman Arkaplan

Videoyu İzlemenizi Tavsiye Ederim
Ben Hayret Ettim 

Alıntı Yapmayınız 
Dinamit Kenti

Neymar Hazır PNG !

Merhaba Dinamit Kenti okuyucuları bu yazımızda sizlere Neymar Hazır PNG vericeğiz. 

Neymar ile wallpaper veya başka bir çalışma yaparken işinize çok yarar.

Neymar


İndirmek İçin Resime Tıkla !

Dinamit Kenti Neymar Hazır PNG

Şifre ;




10 Ekim 2015 Cumartesi

iPhone 6S Kırmızı Ekran Hatası !


iPhone 6S’de Kırmızı Ekran Hatası! Detaylar haberimizde..
  • Apple’ın en son iPhone’u olan iPhone 6S’de iOS 9.0.2’den nasibini aldı.
  • Sorunların çözülmesi adına geliştirilmiş bir güncelleme olan iOS 9.0.2, iPhone 6S ve iPhone 6 için sorun çözücü değil, bilhassa sorun üreten bir güncelleme oldu.
  • Telefonlarını iOS 9.0.2 sürümüne güncelleyen bazı iPhone 6S kullanıcıları daha önce iPhone 6’da gördüğümüz gibi bir kırmızı ekran hatası ile karşı karşıya kaldı.
  • Bu eski hata iOS 9.0.2 ile resmen yeniden hortlamış oldu. iPhone 6 ve iPhone 6S kullanıcıları iOS 9.0.2 güncellemesinden sonra yaşadıkları sorunu “telefonun bir anda donduğu ve kısa bir süre sonra kırmızı bir ekran ile karşı karşıya kalındığı ” şeklinde anlatıyor.
  • Eğer siz de bu sorunu yaşıyorsanız güç ve menü tuşlarına telefon kapanıp açılıncaya kadar basarak yani “hard reset” işlemi uygulayarak telefonunuza erişebilirsiniz fakat bu kalıcı bir çözüm değil.
Bu yüzden telefonunuzun yedeğini alıp iOS 9 hatta iOS 8.4.1 sürümüne Apple düzgün bir güncelleme çıkarıncaya kadar dönmenizi tavsiye ediyoruz.


Bu yazı Dinamit Kentin'e aittir. Kaynak belirtilmeden kullanılması durumunda gereken yasal işlem yapılır.

2 Ekim 2015 Cuma

Oryantiring nedir? Nasıl Oynanır?

Oryantiring Nedir?

Oryantiring, (Orienteering) genellikle ağaçlık alanlar ile ormanda yapılan bir ”outdoor” spordur. Ancak parklarda, üniversite kampüslerinde, okullarda ve kapalı alanlarda da ufak eklentiler ve başlangıç çalışmaları olarak mükemmel fırsatlar sağlayabilir.




Oryantiring özel olarak çizilmiş çok detaylı topografik harita kullanılarak yapılan bir navigasyon sporudur. Oryantiring, zeka ile fiziksel becerinin birleşimi ”düşünce sporu” olarak da tanımlanabilir. Kısaca ”Oryantiring” katılımcıların, bilinmeyen bir alanda harita ve pusula yardımı ile yönlerini bularak önceden yerleştirilmiş kontrol noktalarına sırası ile uğrayarak, kazananı en kısa sürede tamamlayanın belirlediği fiziksel ve zihinsel beceriye dayalı bir spordur.

Ülkemizde bu spor pek fazla bilinmiyor. Fakat eğlenceli ve diğer sporlardan daha farklı yönleri olduğu için özellikle izci grupları tarafından epey ilgi görmektedir.
                     

                        
                                                                              Oryantiring Haritası 

 Nasıl Oynanır?


           Oryantiring parkuru haritada belirtilen sırası ile ziyaret edilecek bir dizi kontrol noktasından meydana gelmiştir. Kontrol noktaları yerleri harita da daire ile işaretlenen, ayırt edilebilen arazi özellikleridir. Örneğin girinti, çukur, patika kesişimi. Kontrol noktaları arazide turuncu-beyaz ya da kırmızı-beyaz bayraklarla belirtilir ve tam olarak haritada belirtilen yerlere yerleştirilir. Her kontrol noktası tanımlama için kontrol numarasına ve katılımcının doğru kontrol noktasına uğradığını kanıtlamak için zımba ya da elektronik zamanlama ünitesine sahiptir. Yarışmacı yarışma sırasında, bölgenin Oryantiring haritasını, tüm kontrol noktalarının açıklamalarının listesini (control description) ve kontrol kartı taşır. Kontrol kartı başlangıç ve bitiş zamanını kaydetmek ve her kontrol noktasında bulunan zımba ile işaretlemek için kullanılır. Eğer elektronik sistem kullanılıyor ise zamanı ve uğranılan hedef numaralarını kaydetmek için kontrol kartı yerine elektronik yüzükler kullanılır. 
             Her katılımcı yaşına ve tecrübesine göre çeşitli zorluk ve uzunluklarda olan belirli yaş kategorileri için hazırlanmış olan parkurlardan birine katılır. Her yaştan katılımcı koşarak ya da yürüyerek Oryantiring sporunu yapabilir. Yarışmacılar belirli zaman aralıkları çıkış alarak yarışmaya başlarlar. Yarışmacı olarak amaç, tüm kontrol noktalarını navigasyon becerilerini kullanarak mümkün olan en kısa sürede bularak bitirmektir. İki kontrol noktası arasındaki rota seçimi yarışmacının kendisine aittir. Birinciyi en kısa sürede parkuru tamamlayan süre belirler. Oryantiring seçilen rotada kalarak ilerlemek için sürekli konsantrasyon gerektiren bireysel bir spordur.

        Kolay gibi görünse de yolunuzu kaybettiğinizde, parkur dışına çıktığınızda veya başka insanlara uyup onları takip ettiğinizde strese girerek uzun bir sürede yarışı bitirmek zorunda kalıyorsunuz.
        Geçtiğiniz yolları iyice hafızanıza kaybedip acele etmeden çok rahat bir şekilde parkuru tamamlayabilirsiniz. Bu spor özellikle izci kamplarında, izci eğitiminde yön bulma sporu olarak çok büyük yer edinmiştir.


            

Kuralları Nelerdir?


             Oryantiring’de sporcular kendilerine verilen yarışma bölgesinin haritasında belirtilmiş hedeflere (kontrol noktaları) sırasıyla ve en kısa sürede ulaşmaya çalışırlar. Kontrol noktalarında turuncu-beyaz bayraklar bulunur. Yarışmacılar bayrağın yanındaki zımbayı ellerindeki fişe (kontrol kartı) basarak kontrol noktasına ulaştıklarını kanıtlarlar. Bazı yarışmalarda zımba ve kontrol kartı yerine elektronik bir sistem de kullanılmaktadır. İki hedef arasında hangi yolu izleyeceğine yarışmacı kendi karar verir. Amaç hedefleri en kısa sürede tamamlamaktır. Tüm hedeflere ulaşamayanlar genellikle diskalifiye edilir. Yarışmacıların birbirini izlememesi için genellikle birkaç dakika arayla çıkış verilir. Yarışmacılar parkur boyunca karşılaşsalar dahi birbirlerini izlemeleri yasaktır.



Oryantiring Oyuncusunda Olması Gereken Beceriler:



  • Fiziki Güç
  • Süratli ve Tempolu Koşu
  • Dayanıklılık
  • Kendine Güven
  • Hızlı Karar Verebilme
  • Stres Ortamına Alışma
  • Harita Bilgisi
  • Yön Bulma Yeteneği





Kaynak: Kültür Yaşa





Kitap Yorumu | Her Gün-David Levithan




Her gün farklı bedende.
Her gün farklı hayatta.
Her gün aynı kıza aşık.


     
      Bir kitap bir insana ne kadar çok şey katabilir sorusunun cevabı adeta bu kitap.
      Bu kitapla maceradan maceraya koşmuyorsunuz.
      Bu kitapta imkansızı yaşıyorsunuz.

           Sanırım çoğunuz başka insanların hayatlarına özenip keşke bir günlüğüne bu hayatı yaşasam demişsinizdir. Karakterimiz A her gün farklı bir bedende ve hayatta uyanarak size bunun aslında ne kadar acı verici ve zor olduğunu gösteriyor.
            A'nın ne bir ailesi var, ne evi, ne de dostları. Her gün gece 12'ye kadar bir kız veya bir erkek, şişman veya zayıf, zengin veya fakir.. Her gün 16 yaşındaki farklı bir insanın bir günlüğüne bedenini ve hayatını çalan bir hırsız belki de.


Diğerleri sizi farklı gördüğünde,
sonunda siz de onları farklı görmeye başlarsınız.
         

            Fakat tek bir şey değişmiyor. Her gün aynı kıza aşık.. Rhiannon onun bu özelliğini bilen tek kişi olmakla kalmıyor, A'nın gönlünü kaptırıp hiçbir engele aldırmadan görmek istediği bir kız haline geliyor. Ve Rhiannon kendisine aşık olan bu gencin her gün değişen bedenine rağmen ona bir şans tanıyor.


                                                          Aşık olunan an nasıl bir şeydir? 
                             Bu kadar kısacık bir an nasıl bu kadar devasa bir şeyi kapsayabiliyor?

   



      Evet kitapta, yaşadığımız gerçek hayatta imkansız olan bir şeyi yaşıyor karakterimiz. Ama o kadar gerçekçi, o kadar olabilir geliyor ki insana.. Kalkıp bu olayı yaşayan insanlar gerçekten var mıdır diye aramak istiyorsunuz.
   
Akıcı anlatımıyla da Levithan zaten kitabı kitap olmaktan çıkarıp filme çevirmiş resmen. İnsanın okudukça okuyası geliyor. Tabii sonuna geldiğinizde intihar etmeye kalkışmadığınız sürece durum böyle.

     Yani kitabın sonunun beni o kadar tatmin ettiği söylenemez. Fakat biraz düşününce olması gereken, mantıklı olan bu diyorsunuz. ve kitaptaki duygular daha bir gerçekçi geliyor.


Bazen beden hayatı ele geçirir.
Bazen bedenin arzuları, bedenin ihtiyaçları hayata yön verir.
           

            Kitabı bitirdiğimde ilk vazgeçtiğim hayalim her gün farklı bir bedende uyanmak oldu. Bir yere ait olamamak, her gün farklı yatakta uyanıp, farklı okulların koridorlarında dolaşmak ilk birkaç gün ilginç ve eğlenceli gelecektir elbet.
            Fakat daha sonra insanın bir bilinmezliğin ve boşluğun içinde kaybolacağına inanıyorum.

 Asla gerçekten tutunamayacağı bir hayatta 
asla gerçekten görmediği bir bedensem, 
nasıl o bulanıklığın ötesini görmesini sağlayabilirim ki?

            Uzun lafın kısası kitabı alın ve değişik bir kaçamak yapın derim.

 Alıntı Yapmayınız
Dinamit Kenti