20 Kasım 2015 Cuma

Cep Telefonlarına "Uyku Modu" Önerisi

Cep Telefonlarına "Uyku Modu" Önerisi


Merhaba sevgili Dinamit Kenti okuyucuları. Bu yazımızda sizlere " Cep Telefonlarına "Uyku Modu" Önerisi " adlı konumuzdan bahsedeceğim.

Elektronik aletlerin etrafa yaydığı ışığı inceleyen İngiliz profesör gece uykumuzu etkilememesi için akıllı telefonlara,tablet ve bilgisayarlara "uyku modu" olması gerektiğini söyledi.

Geceleri hava kararırken,insan vücudu uyumada görevli olan melatonin hormonunu salgılamaya başlıyor.

Prof. Paul Gringras,teknolojik cihazlara mavi-yeşil ışıkları süzen bir uyku modu konulması gerektiğini belirtti.

Eğer geceleri bu cihazların yakınında iseniz uykuya dalmanızı 1 saat geciktirebileceğini gösteren araştırmalar var.

Bazı araştırmalara göre ise bu daha zararlı bir yöntem. Bakalım gerçekten günlük hayatımıza "uyku modu" gelicek mi ?

Bu yazı tamamen Dinamit Kenti için yazılmıştır.
Kaynak belirtmeden kullanılması durumunda yasal işlem yapılır. 

16 Kasım 2015 Pazartesi

Kırık Link Kontrolü Nasıl Yapılır ?


Merhaba sevgili Dinamit Kenti okuyucuları,uzun bir aradan sonra tekrar beraberiz.!

Bu gün ki konumuzda sizlere " Kırık Link Kontrolu Nasıl Yapılır ? " adlı konumuzdan bahsedeceğiz.

Öncelikle bir çok forum sitesi vb. dosya paylaşım içerikli siteler paylaştıkları dosyaların adreslerinin zamanla kırılıcağını bilir. Bu makalemizde ise sizlere bu kırık linkleri nasıl bulabiliceğimizi göstericeğiz.


Öncelikle Kırık Link Kontrolu Yapmak İçin Bir Çok Site Var. Fakat ben WMAracını Tercih Ediyorum.

Öncelikle Kırık Link Kontrolu (<---- TIKLA GİT) yapıcak sitemize gidelim.

Sonra Site Adresi bölümüne kendi sitemizin adresini yazalım.

Sonrada sitemizde olan bütün linkler taranıyor ve kırık olanlar tespit ediliyor.

Dinamit Kenti


Bu yazı tamamen Dinamit Kenti için yazılmıştır. İzinsiz kullanımda gereken yasal işlemler yapılır.





24 Ekim 2015 Cumartesi

Sırt Ağrısı Nasıl Geçer ?

Sırt Ağrısı Nasıl Geçer ?


Merhaba sevgili Dinamit Kenti okuyucuları. Bu yazımızda sizlere " Sırt Ağrısı Nasıl Geçer " adlı konumuzdan bahsedeceğiz.

Günlük hayatımızda başımızdan ayrılmayan bir bela olan sırt ağrısı hayatımızı olumsuz yönde etkilemektedir. Peki nasıl mı bu hastalığı tedavi ediceğiz. İşte yazımızda !


Sırt Ağrısı Neyden Oluşur ?

 Sırt ağrılarının nedeni, sırtımızda omurganın her iki yanında bulunan kasların gerilmesidir. Bu gerilmenin en önemli nedeni strestir. Strese girdiğimizde ilk önce boyun kaslarımız gerilir. Bu gerilme sonucunda "C" harfine benzeyen boyun omurgamız düzleşir, omuz ve sırta giden sinirlerin çıkışları daralır, sinirler baskı altında kalır. 

 Bu baskı ile birlikte sırttaki kaslar gerilir. Bu yüzden ağrı duyarız. Kasların uzun süre gergin halde kalması kas topaklarına neden olur. Yani tıpta fibrozit dediğimiz oluşumlara neden olur. Bu fibrozitler en ufak bir yorgunlukta, ağır kaldırma sonucunda, klima veya vantilatör altında uzun süre kalmada ağrılar yaratır, dayanılmaz ağrılar çekeriz. Kas gerginliğini azaltmak için farkında olmadan sırtımızı kamburlaştırır, artık son dönemlerini yaşayan ihtiyarlara döneriz.


Sırt Ağrısı Nasıl Tedavi Edilir ?



  •  İlk olarak ağrımızın nedeni belirlenmelidir. Ağrının boynumuzdan mı, sırt kaslarından mı kaynaklandığı yoksa başka bir hastalığımız mı olduğu tespit edilmelidir. 




  •  Akciğer hastalıkları, safra kesesi ve mide rahatsızlıkları da sırtta ağrı yapar. Teşhis öncelikle fiziki muayene, şikayetlerin dinlenmesi ile (ne yazık ki hastayı aktif olarak dinlemek çoğu zaman ihmal ediliyor ve yanlış sonuçlara yönleniliyor), sonra da MR, BT ve direkt grafi incelemeleri ile konur. EMG de bize yardımcı olur. 



  •  Sonra sıra sırt kaslarının gevşetilmesine gelir. Kas gevşeticiler ve lokal etkili merhemler (bu merhemleri iyice yedirerek sürdükten sonra mutlaka en az on dakika ütüyle ısıtılmış havlu, sıcak su torbası veya saç kurutma makinasıyla sıcak uygulanmalıdır) kullanılır; ama sadece ilaç tedavisi yeterli değildir. Mutlaka fizik tedavi veya alternatifi (masaj, manipulasyon, nöral terapi, akupunktur, soft lazer) uygulanmalıdır. Fibrozitler teker teker tespit edilip yok edilmelidir. 



  •  Fizik tedavi ile birlikte stres etkeni de ortadan kaldırılmalıdır. Mümkünse hastanın yaşamında stresi körükleyen unsurlarda köklü değişiklikler yapmak, tatile çıkmak, hobilere daha uzun zaman ayırmak oldukça faydalı olur. Eğer bu değişiklikler yeterli olmazsa bir psikiyatristin veya psikoloğun yardımını almak yararlı olur. 



  •  Tedavi bitiminde doktorunuzun önereceği sırt kaslarını güçlendirecek egsersizleri yapmak gereklidir. Eğer gerekli ortam bulunursa sırtüstü yüzmek en iyi egsersizdir. Güneş, deniz, sıcak kum, kaplıcalar çok faydalıdır. Soğuktan mümkün olduğunca korunmak gereklidir.



  •  Tüm bu tedaviler sırasında ve sonrasında bazı hareketlerden kaçınmak gereklidir. 



  •  Yerden bir şey alırken öne veya yana eğilmek yerine çömelmek, yukarı doğru uzanmak yerine bir şeyin üstüne çıkıp işimizi görmek sırt ağrısı riskini azaltır. Ayrıca sürekli pozisyon değiştirmek, yani uzun süre oturmamız gereken bir iş yapıyorsak en geç yarım saatte bir dolaşmak, aynı yerde ayakta durmaktan kaçınmak, televizyon seyrederken veya gazete okurken sırtımızı ve başımızı dayayacak koltukları tercih etmek dikkat etmemiz gereken unsurlardan bazılarıdır.


Bu yazı tamamen Dinamit Kenti için düzenlenmiştir. 
Kaynak belirtilmeden kullanımda gereken yasal işlem yapılır.

- Bazı bilgilerde Sabah adlı siteden faydalanılmıştır.

18 Ekim 2015 Pazar

Türk Kahvesinin Faydaları Neler ?

Türk Kahvesinin Faydaları Neler ?


Merhaba sevgili Dinamit Kenti okuyucuları. Bu yazımızda sizlere " Türk Kahvesinin Faydaları "ndan bahsediceğiz.


Türk kahvesi yaklaşık 40 yıldır Türkler tarafından sürdürülen bir gelenek.
Biz ise sizlere yararlarını derledik.

  • Tam bir antioksidan deposu.
  • Yapılan araştırmalara göre günde 1-3 fincan içilen Türk kahvesinin bir çok kanser türünden koruyucu olduğu işaret ediliyor.
  • Konsantrasyon yeteneğini arttırıyor.
  • Alzheimer hastalığını önlüyor.
  • Ömrü uzatıyor.
  • Tansiyonun olası etkilerini önlüyor.
  • Kalbinize dost. Kahvenin içerdiği antioksidan kalp sağlığına iyi geliyor.
  • Şeker hastalığı riskini azaltıyor.
  • Vücutta yağ yakımını uyarıyor.
  • Safra taşı oluşumunu engelliyor.
  • Karaciğer yağlanmasına faydalı.

Bu yazı tamamen Dinamit Kenti için yazılmıştır.
Kaynak belirtmeden kullanımda gereken yasal işlem yapılır.


16 Ekim 2015 Cuma

Bilgisayarınızı Uzun Süre Açık Bırakmayın, Büyük Sıkıntılar Yaşamayın

Bilgisayarınızı Uzun Süre Açık Bırakmayın, Büyük Sıkıntılar Yaşamayın

Bilgisayarınızı Her Zaman Yeniden Başlatın Yoksa Büyük Sıkıntılar Yaşarsınız

Bu haftadan başlayarak her hafta PC kullanırken doğru olduğunu sandığımız ancak cihazlarda iz bırakacak hasarlara neden olabilecek yanlışları sıralamak istiyorum. İlk olarak çoğunlukla hepimizin yaptığı günlerce bilgisayarı açık bırakmak durumuna değinmek istedim. Bilgisayarı kullanmadığımız zamanlar açık bırakmak, tekrar başına geçtiğimizde hemen kaldığımız yerden devam etmek açısından pratik bir çözüm olarak görünebilir. Ancak böyle yapıyorsanız çok büyük bir yanlış yapıyorsunuz.
Tembelliği bir kenara bırakmak aslında bilgisayarımızın ve işletim sistemimizin kararlılığı açısından büyük önem taşıyor. Çünkü eğer bilgisayarınızı uzun süre kullanmadığınız zaman açık bırakırsanız bakın neler olabiliyor.
En kötü bilgisayar kullanım alışkanlığı
İş yerinde, evde ya da bir internet kafe işletmecisiyseniz mekanınızdaki bilgisayarı kapatmak yerine sadece monitörleri kapatıyor ya da bilgisayarları "uyku" durumuna getiriyorsanız yanlış yapıyorsunuz. Bu şekilde bilgisayar hem enerji tüketmeye devam ediyor hem de arka planda bazı işlemler çalışmaya devam ediyorlar. Bu noktada arkada açık kalan bir çok uygulama işlemlerine durdurmuyor, atıl kalan bilgisayarlar hafıza sızıntısı yani "memory leak" sorunlarıyla karşılaşabiliyorlar. Tüm bilgisayarı kapatsanız bile "Görev Yöneticine" bir göz atarsanız bir çok uygulamanın hala çalıştığını görebilirsiniz.
Memory Leak nedir?
"Memory leak", bir programın kullandığı hafıza ile işi bittiği halde ilgili hafıza bloğunu serbest bırakmaması durumuna verilen isimdir. Bu durum gerçekte kullanılmayan hafıza bloklarının referans edilmeye devam edilmesinden veya doğal kaynakların düzgün bir şekilde serbest bırakılmamasından da kaynaklanıyor. Eğer bilgisayarı uzun süre açık bırakırsanız bu durum için davetiye çıkarmış oluyorsunuz.
Memory Leak nedir?
Bilgisayar açık kaldığı süre içerisinde programların sürekli hafıza kullanması, fakat kullandığı hafızayı bırakmaması, memory leak'in giderek büyümesine bundan dolayı yeterince uzun süre çalışan uygulamalarda sistem kaynaklarının kritik miktarlarda tüketilmesine ve uygulamanın hata verip kapanmasına sebep oluyor. Bundan dolayı kapandığını zannettiğiniz programlar arka planda kafalarına göre türlü işlemler yaparak çalışmaya devam ediyor ve sonunda kendi kendilerine çöküyorlar. Bu da PC’nin ağırlaşmasına, programların geç açılmasına ve kayıt defteri hatalarına yol açıyor.
Wi-Fi bağlıysa türlü belalar sizi bekliyor
Bilgisayarı açık bırakıp uzaklaştığınızda Wi-Fi bağlantı açıksa çok garip davranışlar sergileyebiliyor. Service Host uygulamaları teker teker çökebiliyorlar. Hıçkırık tabir edilen Wi-Fi hataları oluşuyor. Tarayıcınızı kapasanız bile arka planda hala sorgulama yapan bazı web uygulama parçacıkları teker teker çökebiliyor.
Sistem ısınabiliyor
Bilgisayarların soğutma donanımına bağlı olarak aşırı ısınmalar olabiliyor. Bu ısınmalardan dolayı anakarta bağlı olan ek ögeler etkilenebiliyorlar. Özellikle UPS akım dengeleyici cihazlar kullanmayan bilgisayarlar düzensiz şehir cereyanlarından ve ani elektrik kesintilerinden son derece olumsuz etkilenebiliyorlar.
Uykuya bırakma bir çözüm değil
Bilgisayarları kapatmak yerine “uyku” moduna almakta yukarıdaki sıkıntıları gidermiyor. Uykuya alınan bir bilgisayar tam anlamıyla kapanmadığı için tüm olumsuz etkilere maruz kalmaya devam edebiliyor. Bu noktada Hibernasyon tabir edilen “Hybernate” modu çok daha kullanışlı. Bilgisayar bu noktada kaldığı yerden kapatılmış olsa da devam edebiliyor. Hibernasyon modu PC’nin en son durumunun ne olduğunu sabit sürücüye kayıt ettiği için hem açılışı hızlı oluyor hem de kaldığınız yerden güvenli olarak devam edebiliyorsunuz.
Uykuya bırakma bir çözüm değil

Benim bilgisayara bir şey olmaz modu
Bu yazı büyük olasılıkla “ben bilgisayarı bir aydır kapamıyorum taş gibi çalışıyor” yorumları alacaktır. Ancak bilgisayarların nasıl çalışmaya devam ettiği konusunda en ufak bir fikri olmayan kullanıcıların yapabileceği bu yorum, yukarıda anlatıların gerçeklerin cihazlarda yaşanmadığı anlamına gelmiyor. Bilgisayarların daha uzun ömürlü olmaları için işlem yapmadıkları zaman kapanmaları gerektiği kullanım kılavuzlarında bile yazıyor. Öte yandan “Sunucular yıllarca çalışıyor neden onlara bir şey olmuyor” gibi bir düşünceyle de bu küçük ama önemli önlemlere karşı çıkılabilir. Ancak unutmayın ki sunucuların “backup” devreleri olan dev sistemler, birinin sorun yaşaması halinde bir diğeri işlemlere devam ediyor. Yani onların da bakım sırasında kapanmaları gerekiyor ve biz bunu hissetmiyoruz bile. Öte yandan sunucular 7/24 işlem yapan makinalar ve hiç atıl kalmıyorlar. Onun PC’nizi bu cihazlarla karşılaştırmayın.

Son söz
Benim PC’ye bir şey olmaz egosunu bir kenara bırakabilirseniz, daha uzun ömürlü bir sistemle çalışmanın keyfini yaşarsınız. Yukarıda bahsettiğim tüm sıkıntılar uzun süre açık kalan PC’lerin yaşadığı sıkıntılar. Sistemlerde etkileri zamanla ortaya çıkıyor ve sonucu format atmaya kadar gidiyor. Onun için uzun süre kullanmayacağınız sisteminizi kapatıp, tekrar açtığınızda daha hızlı bir sistemleişe başlamak neden önemli olmasın ki? Ya da basit bir önlem almamak için bir kullanıcı neden bahanelere sığınmak zorunda kalsın? Değil mi ama?

14 Ekim 2015 Çarşamba

Yüzdeki tırnak izleri nasıl geçer?

Yüzdeki tırnak izleri nasıl geçer?

Yüzdeki  tırnak izleri nasıl geçer?



Tırnak İzleri Nasıl Geçer?

Tırnak izleri çoğu zaman görünüşü bozması açısından sinir bozucu bir sorundur. Daha çok yüze ve kol bölgesine alınan darbeler, hasarlar sonucunda tırnak izleri oluşabilir. Hayvan severken ya da uzun tırnaklardan alınan darbeler sonucunda bu izler daha çok görülür. Tırnak izleri sorunu geçicidir ve korkulacak bir şey yoktur. Herhangi bir tedavi uygulanmadan kısa süre içinde, kendiliğinden geçer. Ancak özellikle yüz bölgesinde oluşmuş tırnak izleri, kişinin estetik görünüm açısından rahatsız olmasına neden olduğundan izlerin çabuk geçmesi için çeşitli yöntemler aranır.
Kantaron Yağı: Tırnak izlerinden kurtulmanın en bilindik yollarından biri kantaron yağıdır. Aktar ya da eczanelerden temin edilerek, izlerin meydana geldiği bölgeye iyice sürülür. Sürüldükten kısa süre sonra tırnak izlerinin kaybolduğu görülür. Kantaron yağının cilt üzerinde yapıcı ve onarıcı bir etkisi vardır.
Krem/ Merhem: Kantaron yağı, eski tedavi usullerinden biridir. Bunun yerine eczaneden temin edebileceğiniz krem ve merhemler de mevcuttur. Eczacınıza ya da doktorunuza danışarak bu kremlerde alıp, kullanabilirsiniz.
Tırnak izlerinden kurtulmak, uygulayabileceğiniz yöntemler sayesinde gayet basittir. Ancak yine de izlerden kurtulmak yerine darbelerden korunmayı ve dikkatli olmayı tercih etmek daha faydalı olacaktır. Aşırı derecede darbeye neden olmuş tırnak izleri, enfeksiyona neden olabilir. Aşırı bir darbeye neden olmuş tırnak izleri vakasında, derhal doktora başvurmanızı ve sorunu ihmal etmemenizi öneriyoruz.

13 Ekim 2015 Salı

Yorgunluk Nasıl Geçer ?

Yorgunluk Nasıl Geçer ?


Merhaba sevgili Dinamit Kenti okuyucuları. Bugün ki yazımızda sizlere "Yorgunluk Nasıl Geçer ? " adlı konumuzdan bahsediceğiz.

Öncelikle şunu belirtelim ;

SON YILLARDA ÜLKEMİZDE YAPILAN ANALİZLERDEN 100 KİŞİDEN 55'İ "ÇOK YORGUNUM DİYOR" PEKİ YORGUNLUKTAN NASIL KURTULURUZ ?
İŞTE MAKALEMİZDE !

Biz sizler için yorgunluğunuzu azaltmanın yollarını derledik size'de okumak kalıyor !

Kahvaltı her gün kesinlikle yapılmalıdır, güne kahvaltısız başlamak aşırı yorgunluğa neden olmaktadır, insan vücudu uyurken bile enerji tüketir, kaybedilen enerji kahvaltı ile kazanılmalıdır.Sabah sporları, uyandığınızda kan dolaşımının biraz hızlanması, beyne kan gitmesi sersemliği üstünüzden atmanızda yardımcı olacaktır.Bol su tüketin, günlük yaşantınızda suyun çok büyük önemi bulunmaktadır, su enerji sağlayarak kendinizi daha dinç hissetmenizi sağlayacaktır. Her gün 2 litre olmasa bile 1-1.5 litre su tüketilmelidir, bu nedenle su şişeniz sürekli yanınızda bulunsun. 2-3 saatte bir yemek yiyin.Bal, pekmez ya da badem, fıstık gibi kuruyemişler gün içinde gayet enerjik hissettiriyor. Bunlar, hayatınızda sizleri daha enerjik hissettirecek faktörlerdir, yorgun bir beden enerjik olamaz bu yüzden kendinizi dinlendirmeye çalışın.Beslenme şekli yorgunluk sebebi olabilir. Et ve kuru baklagilden fakir bir beslenme demir ve vitamin B12 eksikliği nedeni ile kansızlığa dolayısıyla yorgunluğa neden olabilir. Yoğun yağlı ve karbonhidratlı beslenme şekli hipoglisemiye, diyabete eğilim yaratacağından ve kilo fazlası oluşturacağından yorgunluk yaratabilir. Meyve ve sebzeden fakir beslenme folik asit, c vitamini, potasyum gibi pek çok mineral, vitamin eksiğine neden olabilir.
- Dengeli beslenmeli, fazla kilolarından kurtulmalı
- Yaşamlarını tekdüzelikten çıkaracak uğraşlar edinmeli
- Her sabah 10 - 15 dakika kas gevşetici egzersizler yapmalı
- Uyku ritmine dikkat etmeli, günlük tempolarını düşürmeli
- Tatil fırsatlarını değerlendirmeli
- İş yerinde iş yükünü paylaşmaya yönelik çalışmalar yapmalı
- Organik nedenler olabileceği ihtimaline yönelik hekim desteği alınmalıdır.
Eğer yukarıdakileri yaptıktan sonra bile yorgunluğunuz hiç azalmadıysa günlük temponuzu azaltmanız sizin yararınıza.

Bir makalemizin'de sonuna geldik; bir sonraki makalede görüşmek üzere.


Dikiş İzi Nasıl Geçer ?

Dikiş İzi Nasıl Geçer ?


Merhaba sevgili Dinamit Kenti okuyucuları. Bu yazımızda sizlere "Dikiş İzi Nasıl Geçer?" adlı konumuzdan bahsediceğiz.

Dikiş İzi ;

Çeşitli cerrahi operasyonların ve tıbbi müdalelerin ardından vücudumuzda bıraktığı bir hatadır dikiş izleri.

Peki bunun çaresi var mı ?

İşte bu sorunun cevabı makalemizde.


Dikiş izi nasıl geçer ?

Dikiş izleri genel olarak estetik ameliyat yapılarak tedavi edilebilmektedir.Çok derin ve ağır olmayan yaralarda ise cilt soyma işlemleri yapılarak cildin yenilenmesi sağlanır ve ciltte oluşan görüntü bozukluğu giderilir.
Bitkisel çözümler, yağlar, kremler, merhemler doktor tavsiyesi olmadan dikiş bölgesine sürülmemelidir. Sakıncalı ve ters etkileri olabilir.
Doktor önerisi dahilinde yara iyileşmesi için bazı kremler, merhemler kullanılabilir. Bitkisel çözümler, otlar, bitkisel tedaviler dikiş izi konusunda fayda sağlamaz.
Skar cilt yaralanmasından sonra veya ameliyatlarda cildin kesilmesinden sonra oluşan fibröz dokudur. Cildin iyileşmesi neticesinde oluşan fizyolojik bir oluşumdur.
Bazen çok az belli olacak kadar olmasına rağmen bazen çok belirgin görülebilecek hatta kabarıklık oluşturabilecek kadar belirgin yara iyileşmeleri olabilir. Skar Türkçe'de yara izi olarak adlandırılır ancak yaraların çoğuna dikiş atıldığı için yaygın olarak dikiş izi terimi de kullanılmaktadır, ancak dikiş olsun veya olmasın her yara iyileşmesinde
mutlaka az veya çok iz meydana gelir. Yara izi (dikiş izi) oluşmasında rol alan bazı etkenler vardır. Bunlar içerisinde en önemli faktör genetik faktördür. Çünkü aynı cerrah tarafından
aynı büyüklükte, aynı aletlerle, tıpatıp aynı şekilde yapılan kesilerin sonucunda farklı kişilerde çok farklı yara izleri oluşabilmektedir.
Skar dokusu aslında sadece cilt değil vücuttaki farklı dokularda da oluşan yara sonrası iyileşme sürecinde oluşan bir biyolojik süreçtir. Skar oluşum sürecinde eğer kollojen dokusu çok fazla
sentezlenirse ciltten bariz kabarık ve kırmızı renkte oluşan skara "hipertrofik skar" denir. Bunların daha belirgin ve tümöral kitle şeklinde oluşanlarına "keloid" denir, genellikle siyah cilt
rengine sahip kişilerde meydana gelir. Ameliyat sonrası bu kadar çok belirgin yara izi oluşmuşsa bu durumda estetik cerrahi müdahale ile düzeltme yapılabilmektedir.


Bir makalemizin'de sonuna geldik. Bir daha ki makalemizde görüşmek üzere.

Logitech Gaming Mause G303 Çıktı !

Logitech Gaming Mouse G303

  Oyun canavarları için yeni seri Logitech Mouse  Logitech G serisi duyuruldu.
Uzun adıyla  Logitech® G303 Daedalus Apex Performance Edition ile anılan farenin oldukça hafif ve çok yönlü tutuş özelliği sayesinde rahat bir kullanım sağlayacak. En gelişmiş optik sensör özelliğine sahip olan Logitech Gaming Mouse G303 hergün 10 saat çalışma zamanı prensip alınarak 20 milyon kere tıklanarak test edildi.
Programlanabilir RGB aydınlatma sayesinde 16.8 milyon renk seçeneğine sahip ve mouse padinizi renklendirir. Nefes alıp verme şeklinde yanan sönen ışıklandırmayla da oldukça ilginç bir atmosfer yakalayabilirsiniz.
Logitech-Gaming-Mouse-G303
Saniyede 300 inch tarama, 200’den 12.000’e çıkabilen DPI seçeneği ve hassas geçişleriyle Logitech Gaming Mouse Amerika ve Avrupada satışa sunuldu. Ülkemizde de taliplerini arayan modelin tavsiye edilen satış fiyatı ise 85$+ KDV şeklinde.
Logitech-Gaming-Mouse-G303-b



/-\
|
|
|
Video